10 Haziran 2010 Perşembe

World Cup '10 Takım Profilleri - Arjantin


Diego Armando Maradona yeniden Dünya Kupası'nda. 1994'te doping testinden geçemeyip apar topar terk ettiği kupaya bu sefer teknik direktör olarak geri dönecek. Ancak Maradona'nın teknik direktörlük yetenekleri gerçekten de bu kupaya yeniden ruhunu getirebilecek düzeyde mi? Bu hikaye mutlu sonla bitse de kimsenin bunu iddia edebileceğini sanmıyorum.

Asıl hikaye Maradona elbette... Şu süreçte de bir sürü sansasyon yaratmayı becerdi, doğası bunu gerektiriyor. Saha içinde kalmaya çalışsak dahi Esteban Cambiasso ve Javier Zanetti'nin dışarıda kalmasını anlatmak için 'sansasyon' kelimesini kullanmak zorundayız galiba. İkisi de bir türlü sevemediğim figürlerdir, o yüzden en azından benim sempatimi kazandığını söyleyebilirim. Ama makul bir gerekçelendirmeyi dünya üzerinde kimsenin yapabileceğini sanmıyorum, hele de Inter'in bu rüya sezonunda aldıkları rollerden sonra. Kesik yiyen diğer oyunculardan Lisandro Lopez ve Ezequiel Lavezzi tartışılıyor galiba, birkaç yerde denk geldim. Ben olsam Palermo yerine Lisandro'yu tercih ederdim muhtemelen, fakat Maradona'nın eleme grubunda paçasını kurtaran oyuncuya vefasını bu şekilde göstermesi çok yadırganmamalı. Daha önce de bu psikolojinin sonucu olarak yapılmış tercihleri gördük, fazla üzerinde durmadık. Tümer Metin vardı yahu Euro '08 kadromuzda, ötesi mi var?


Forvet hattında kalitenin yanında form da üst düzeyde. Messi'nin yanına yazacağım ilk isim Milito olurdu, takımı da sonra dizerdim tabir yerindeyse. Milito alev almışken onu kenarda tutmasından korkuyorum Maradona'nın. Fakat Pep Guardiola'ya Messi'yi en verimli nasıl kullanabileceği konusunda danıştığı söylenirken de Dios'un böyle bir yanlışa düşmeyeceğini umuyorum. Kanada'yı beşledikleri maçı izleyemedim, çok da hazırlık maçı yapmamışlar galiba. Fakat elemeler boyunca bugünkü yetenek ordusuna o zaman da sahip olmalarına rağmen Arjantin markasına yakışmayacak bir futbol oynadılar. Hücum anlamında doğru formülü bulmaktan hayli uzak gözüken Maradona'nın savunma tarafında da kısıtlı bir oyuncu grubunun zorluklarını yaşayacağını öngörmek zor değil. Orta sahada Mascherano'nun çabaları, artık bu seviyenin adamı olmadığını ısrarla gösteren Veron'un yaratacağı boşlukları kapatmaya yetmeyebilir. Kanatlarda Gutierrez ve Di Maria'nın yeteneklerini hor görmek istemem, fakat bu tip kanat oyuncularıyla oynamanın Messi'nin verimini hayli düşürdüğünü de gördük. En azından defans kadrosu gerçek bekleri barındırmasa da, tecrübeli oyunculardan oluşmakta ve Burdisso, Demichelis ve Samuel gibi isimler sağlıklı kalabilirse yeni bir Bolivya hezimeti gelmeyecektir. Kaleci bomba yalnız...


Sahaya hiçbir şey koyamadıkları iç sahadaki Brezilya maçını, yine son iki maçta Tabiat Ana'nın asistleri ve birtakım mucizelerle alınabilen Güney Afrika biletini düşününce bu takımın çok ilerilere gidebileceğini sanmıyorum. Mevcut ve çapraz grup uygun, ileri bölgede doğru kombinasyon hasbelkader tutturulabilirse çeyrek finale çıkılabilir. Daha fazlasını beklemek için optimizmin sınırlarını zorlamak gerekiyor. Ya da 10 numaralı Arjantin formasının uzun bir süre sonra öksüz kalmadığı bu turnuvada çok özel bir performans göreceğiz ve kupaya uzanmalarını izleyeceğiz hep birlikte. Messi söz konusu ise hiçbir şeyin imkansız olmadığını tecrübe ettik. Ama bence o kupa bu kupa değil.

1. Diego Pozo, Colon
21. Mariano Andujar, Catania Calcio
22. Sergio Romero, AZ Alkmaar

2. Martin Demichelis, Bayern München
3. Clemente Rodriguez, Estudiantes
4. Nicolas Burdisso, AS Roma
6. Gabriel Heinze, Olympique Marseille
12. Ariel Garce, Colon
13. Walter Samuel, Internazionale
15. Nicolas Otamendi, Velez Sarsfield

5. Mario Bolatti, AC Fiorentina
7. Angel Di Maria, Benfica
8. Juan Sebastian Veron, Estudiantes
14. Javier Mascherano, Liverpool
17. Jonas Gutierrez, Newcastle United
20. Maxi Rodriguez, Liverpool
23. Javier Pastore, US Palermo

9. Gonzalo Higuain, Real Madrid
10. Lionel Messi, Barcelona
11. Carlos Tevez, Manchester City
16. Sergio Agüero, Atletico Madrid
18. Martin Palermo, Boca Juniors
19. Diego Milito, Internazionale

9 Haziran 2010 Çarşamba

World Cup '10 Takım Profilleri - Fransa


Gökhan Özşahin tarzında "Raymond Domenech" yazıp bırakasım vardı aslında. Böyle gelenek sahibi bir ülke milli takımının önüne geçmeyi başardığı için tebrik etmek gerek Domenech'i, artık bu takımı konuşurken insanlar Henry, Ribery ya da Anelka'yla başlamıyorlar cümleye. Neyse ki kendisi bu turnuvadan sonra yerini Didier Deschamps ile birlikte jenerasyonunun en çok umut vadeden teknik adamlarından Laurent Blanc'a bırakıyor. Peki bu erken kararın, Domenech'in zaten oyuncular tarafından çok fazla sevilmeyen bir figür olduğunu düşünürsek bu turnuvayı olumlu yönde etkilemesi mümkün mü? Bence pek değil... Bir Ahmet Çakar ya da Erman Toroğlu draması takip etmeyecek bu düşüncemi, profesyonel futbolcular olarak öncelikle kariyerleri için sahada olduklarının farkındayım. Yine de zaten uzun zamandır iyi bir kimyanın emarelerini göstermeyen takımda şu şartlar altında 2006'daki yürüyüşün bir benzerini izleyebileceğimizi sanmıyorum. Açıkçası çapraz grubun uygunluğuna rağmen çeyrek final bile benim için büyük bir sürpriz olur. (Buraya genelde sonda geliyorduk, biliyorum ama format falan gözetemeyecek bir yoğunluktayım.)


Hiçbir zaman -saha içinde veya saha dışında- takımının kontrolünü elinde bulunduruyormuş gibi gözükmeyen Domenech'in takıma oynattığı yavan futbol kadar kadro seçimleri de eleştiri konusu olmuştur. Karim Benzema merkezli olmak üzere burada da yapılan tercihler konusunda eleştiriler geldi. Hıncal abi, biz burada ne kadar konuşursak konuşalım sahaya Domenech'in seçtiği oyuncular çıkacak. O yüzden geçiyorum bir kalemde. Birkaç isim sayarsak Philippe Mexes, Lassana Diarra, Samir Nasri, Hatem Ben Arfa. Direklerarasında Lloris önemli bir çıkış yaptı ve hiçbir zaman güvenilir olmayan Gregory Coupet'nin sakatlığında iyi bir zamanlamayla yaptı bu çıkışını. Benzer bir çıkışı gösteren Mandanda şansına küsmek zorunda... Carrasso da iyi kaleci. Hatta dışarıda kalan Yohann Pele ve Sebastien Frey'i de düşünüp bu yakalanan jenerasyonu Fransız kaleciliğinin tepe noktası olarak gösterebiliriz. Eldivenler Lloris'de olacaktır ve turnuva sırasında konuşulmaya değer sıkıntılar başka mevkilerde yoğunlaşacaktır... Örneğin Gallas-Abidal stoper ikilisi Güney Afrika'daki en kötü partnerliklerden olabilir. Squillaci'ye neden güvenilmediğini bilmiyorum ama bir sebebi bile olmayabilir. Ya da belki aslan burcudur. (Yalnız cidden 11 Ağustos doğumluymuş.) Fakat Abidal ve -şu form durumuyla- Gallas'ı kompetitif bir takımda ancak bek olarak kullanırım ben. Bu ikisinin yan yana olması örneğin Uruguay santrforları karşısında muhtemelen problem yaratacaktır. Gourcuff bugüne kadar büyük sahnede çok iyi sınavlar vermese de önünde önemli bir şans daha var. Reşit olmayan bir hayat kadınıyla yattığını açıkladığı bir sezonun sonunu iyi getirme fırsatını Şampiyonlar Ligi finalini kırmızı kart cezasıyla kenardan izleyerek kaçıran Ribery, 2008'de biraz da talihsizlikler sonucunda başarısızlık olarak hanesine yazdırdığı milli takımda birinci adamlık deneyimini ayağa kaldırma uğraşında olacaktır. O dönemin aksine Bayern ile sözleşme yeniledikten sonra kafası biraz daha rahat durumda. Malouda'nın etkinliğini artırmak için sağ kanatta mı, yoksa kendisinin istediği sol kanatta mı oynatılacağı da belirleyici olacaktır perofrmansında. Domenech onu solda, Malouda'yı ortada oynatmayı tercih etti şu ana kadar... Valbuena uzun zamandır beğendiğim bir topçudur ama Güney Afrika yolcuları arasına girmesinin beni bile şaşırtığını kabul etmeliyim. Cisse'yi de hiç anlamadık, olabildiğince fazla Gignac görmek istiyorum...


Bir de İrlanda halkının ahını aldılar, öyle bir durum söz konusu. Ben yine de futbol içinde hakem hatalarının -bu düzeye varması şanssızlık olsa da- varlığını kabul edebilmiş bir adamın, eğer bariz bir kötü niyet söz konusu değilse... Pourquoi tant de haines? Pascal Boniface'ın son kitabı. Kendisinin hakkında söylediklerini Bir+Bir dergisinde okuduktan sonra, bu kitabın milli takım kampında her yatağın ucunda bulunmasını öneriyorum. Domenech'e... Fransa'nın yediği her gol için bedava pizza dağıtan restoranı tebrik ediyorum. Güzel düşünce. Sadece reklamcılık açısından söylemiyorum bunu, eğlenceli bir haberdi ve bir tebessüme yol açtı okuduğumda... Henry futbol dünyasındaki nefret odaklarımdan biridir, muhtemelen sempati duyamayacağım kadar burnu büyük bir herif olduğundan. Fakat İrlanda'da neredeyse dünya barışının sağlanamamasından sorumlu tutulmasına varan propagandalar beni bile rahatsız etti. Fransa'nın buraya hak edilmiş bir biletle gelmediğini İrlanda maçını izlemeden önce de söyleyebilirdim, fakat hak edilmemiş bir bilet olması sahada tamamen meşru bir yoldan kazanıldığı gerçeğini görmeye engel olmamalı. Aramızda bile bir sürü İrlanda milliyetçisi türedi ve hiçbirinin adı Douglas McGiven değildi. Akıl fikir...

"Defansınızda bir aslan burcu varsa, diken üzerinde oturmalısınız. Öyle ya da böyle kendini göstermek isteyecek ve risk yaratacaktır."

Raymond Domenech

"Futbol-ahlak ilişkisi sonsuz bir tartışma. Fakat, her şeyi karıştırmamak lazım. Futbol dışa kapalı, izole bir baloncuk değil. Henry olayında beni en çok şaşırtan, çok daha vahim davranış ve yalanlar kabul görürken, Henry'ye bu kadar sert tepki verilmesi oldu. Polanski'yi savunan birçok kişi Henry'yi yerden yere vurdu. Yanlışlıkla elle oynamanın 13 yaşında bir kızı uyutup ona tecavüz etmekten çok daha az vahim olduğuna inanıyorum."

Pascal Boniface

Bu arada Çin maçının büyük bölümünü izleme fırsatını buldum, onun öncesinde de Güney Afrika'da bulunmayan bir başka takım Tunus'a karşı da kazanamamışlar. Görüntü oldukça kötü... Uruguay ile aynı grupta bulundukları son turnuvada başlarına ne geldiğini hatırlıyoruz. (Ben hatırladığımda acayip de bir haz duyuyorum, tavsiye ederim.) "Kötüler ama o kadar da değil" diyenlerdenseniz saygı duyarım. Fakat sert bir grup var, hiç belli olmaz.


Domenech'in bu aciz futbol anlayışına rağmen turnuva sırasında ülke efsanelerinden Michel Hidalgo'yu geçerek bu takımın başında en çok maça çıkan teknik direktör olmak için gün sayıyor olması?

Euro '08 Takım Profilleri - Fransa

1. Hugo Lloris, Olympique Lyon
16. Steve Mandanda, Olympique Marseille
23. Cedric Carrasso, Bordeaux

5. William Gallas, Arsenal
3. Eric Abidal, FC Barcelona
2. Bacary Sagna, Arsenal
13. Patrice Evra, Manchester United
22. Gael Clichy, Arsenal
6. Marc Planus, Bordeaux
4. Anthony Reveillere, Olympique Lyon
17. Sebastien Squillaci, Sevilla

7. Franck Ribery, Bayern München
8. Yoann Gourcuff, Bordeaux
14. Jeremy Toulalan, Olympique Lyon
15. Florent Malouda, Chelsea
18. Alou Diarra, Bordeaux
19. Abou Diaby, Arsenal
20. Mathieu Valbuena, Olympique Marseille

9. Djibril Cisse, Panathinaikos
10. Sidney Govou, Olympique Lyon
11. Andre-Pierre Gignac, FC Toulouse
12. Thierry Henry, FC Barcelona
21. Nicolas Anelka, Chelsea

Sendikacı 0.4


Kar yağıyor kör gecede
Kış ayları zorlu aylar.
Yoksul damlar buz pençede
Yoksul canlar düşüncede.

Grev çadırı önünde
Bir işçi dimdik duruyor.
Grev çadırı önünde
Kızıl bir ateş yanıyor.

Bir işçi on bin oluyor
Dalga dalga grevlerde.
Gürleşiyor çoğalıyor
Ateş söneceği yerde.

Kör gecenin çakalları
Ateş sönecek sanıyor.
Kış ayları zorlu aylar
Karanlık buza sarıyor.

Grev çadırı önünde
Bir işçi dimdik duruyor.
Grev çadırı önünde
Kızıl bir ateş yanıyor.

Bir işçi on bin oluyor
Dalga dalga grevlerde.
Gürleşiyor çoğalıyor
Ateş söneceği yerde.

8 Haziran 2010 Salı

World Cup '10 Takım Profilleri - Uruguay


Uruguay hakkında dört yılda bir bu yazılar yazılır ve milyonlarca yıl önce kazanılmış şampiyonluklarla, Maracana'da ağlayan yüzbinlerce kişiyle yapılır girizgah. Fiyakalı olur... Ben kendime hakim olmaya çalışacağım ve daha yakın geçmişten sarmaya başlayacağım plağı. Bir kez daha Dünay Kupası'na arka kapıdan giriş yapıyor Uruguay. Ve son yıllarda La Celeste'nin yaşadığı gerçeklik, o şaşaalı 1950 şampiyonluğundan çok bu referansı anlamlı kılıyor. 2002'de play-off maçında Avustralya'yı yenerek kazandıkları Dünya Kupası biletini, 2006 için aynı rakibe iade ediyorlardı dramatik penaltı atışları sonucunda. Değişen statüyle Aussies'in Asya elemelerine geçişi hem onların önünü açtı, hem de play-offun gediklisi Uruguay'ı güçlü bir rakipten kurtardı. CONCACAF eleme grubu dördüncüsü Kosta Rika şüphesiz tercih edilebilir bir rakipti, fakat ancak kritik gollerin adamı Abreu'nun yeni bir mucizesini beklemek zorunda kaldılar. 1990 yılından sonra yedek kulübesinde bir kez daha muhafazakar teknik direktör Oscar Tabarez olacak ve o zamanki Son 16 başarısını tekrarlamak isteyecek. Kariyerinde Milan ve Boca Juniors gibi takımları görebilirsiniz ama kulüp takımlarındaki fırsatların hiçbir zaman yeteri kadar iyi kullanılmadığını da görürsünüz Tabarez hakkında ufak çaplı bir araştırma yaparsanız. Ben yaptım...


Sert bir takım olmakla bilinir Uruguay, oyuncuları da birkaç istisna dışında genelde bu yapıya uygundur ki "Garra Charrua" gibi bir felsefeden bahseder Uruguay halkı. Lugano'yu içinde bulunduran, bir de kaptan olarak benimsemiş bir kadronun o felsefenin gereklerini sahada yerine getirmesi de büyük sürpriz olarak algılanmayacaktır zaten. İşte yan etkisi kırmızı kartlar oluyor bunun. Hem Godin, hem de Scotti tıpkı Lugano gibi hamle çabukluğu konusunda sıkıntı çekmeyen fakat oyun aklı noktasında noksanlar barındıran oyuncular. Bekler 2002 kadrosuna göre tanınırlık düzeyi olarak daha yukarıda olsa da etkilerini Tabarez'in dizilişteki tercihi belirleyecek. Elemelerde üçlü savunmayı da tercih etmişti çünkü, daha önce de belirttiğim gibi hazırlık maçlarından pek haberim yok. Orta saha kadrosunda eksik olan isim Cristian Rodriguez, fakat yine kalburüstü birkaç eleman göze çarpıyor. Napoli'den Gargano beğendiğim sağlam bir oyuncudur mesela ki çift forvetin arkasında bağlantı göreviyle bir oyuncu daha konumlandıran Tabarez'in sisteminde çok önemli bir isim olacaktır. Genç elemanlardan Lodeiro parlama fırsatı bulabilir, biraz daha doğru tercihler yapması gerekecek ama... Takımın en güçlü bölgesi ise Forlan-Suarez hattı gibi gözüküyor. Kendisi gibi milli takımda görev yapmış bir babanın genleriyle daha vasat bir takımı sırtında taşımaya çalışan, ikinci kez Altın Ayakkabı başarısını göstererek adını elit bir sınıfın kapısına yazdıran Forlan bu takımın da neredeyse her şeyi. Suarez ise Eredivisie'de bulabildiği kadar gol pozisyonuna giremediği için milli takımda gollerinden çok kaçırdıklarıyla konuşuluyor. Ajax'ta da benzerlerini kaçırmadığından değil ama orada ligin yapısı gereği telafi fırsatları daha sık kapıyı çalıyor. Yine de etkili olmaya aday bir ikili ve acil durumda sorumluluk bekleyen bir Abreu da var.


Eksik kalmamayı başarır da Forlan'a onları yukarı taşıması için bir fırsat verirlerse, biliyoruz ki Forlan o fırsatı değerlendirmek için elinden geleni yapacaktır. Kulüp seviyesinde elinden gelen genelde yeterli olmuş olsa da, burada o kadar emin olamıyoruz. Ben kenardaki beyne de pek güvenmediğimden, ev sahibni, sağlam bir Meksika'yı ve her şeye rağmen Fransa'yı bulunduran bu grupta çok mümkün görmüyorum yukarıları...

1. Fernando Muslera, Lazio
12. Juan Castillo, Deportivo Cali
23. Martin Silva, Defensor

2. Diego Lugano, Fenerbahçe
3. Diego Godin, FC Villarreal
4. Jorge Fucile, FC Porto
6. Andres Scotti, Colo Colo
20. Mauricio Victorino, Universidad de Chile
22. Martin Caceres, Juventus

5. Walter Gargano, Napoli
8. Sebastian Eguren, AIK Stockholm
11. Alvaro Pereira, FC Porto
14. Nicolas Lodeiro, Ajax Amsterdam
15. Diego Perez, AS Monaco
16. Maximiliano Pereira, Benfica
17. Ignacio Gonzalez, Valencia CF
18. Egidio Arevalo Rios, Penarol
21. Alvaro Fernandez, Universidad de Chile

7. Edinson Cavani, US Palermo
9. Luis Suarez, Ajax Amsterdam
10. Diego Forlan, Atletico Madrid
13. Sebastian Abreu, Botafogo
19. Sebastian Fernandez, Banfield

Hepimiz Bilirkişiyiz


Bildirinin üzerine tıklarsanız büyür. Cuma günü 19:00'da Beyoğlu Belediyesi önünde başlayacak yürüyüş Emek Sineması'nda noktalanacak ve Cümbüş Cemaat, Tatavla, Hariçten Gazelciler, Süreyya Hardcore, FitiSound müziklerinin can verdiği 1. Geleneksel Emek Şenliği başlayacak. (Hayır, hem birinci hem de geleneksel olabilir.) Herkesi orada bulunmaya davet ediyoruz.

World Cup '10 Takım Profilleri - Meksika


Daha önce kendisi düzenlediği iki turnuvada çeyrek finale çıkma başarısını gösteren Meksika, son dört turnuvada da bu eşiği zorlamasına rağmen Son 16 ile yetinmek zorunda kalmıştı. 2006'da Arjantin karşısında erken golle öne geçtikten sonra bunu koruyamayıp hala akıllardaki Maxi Rodriguez golüyle turnuvaya veda etmişlerdi ve Güney Afrika'da yeni bir jenerasyonla tekrar çeyrek final hedefini gerçeklemeye çalışacaklar.

Hugo Sanchez ile başladıkları eleme gruplarında Jesus Ramirez aktarmalı olarak Sven-Göran Eriksson ismine döndüler. Fakat son yıllarda Eriksson'u tercih eden her takım gibi onlar da bu kararlarından pişmanlık duydular ve ağır tazminat içeren sözleşmeye rağmen tepkilere dayanamayıp eski çalıştırıcılardan Javier Aguirre'i geri getirdiler. Büyük tutku duydukları bu sporda rakip komşu Amerika Birleşik Devletleri'ni alt etmek isteyen Aztekler'de yoğun bir teknik direktör sirkülasyonundan bahsedebiliriz. Dalgalı bir kişiliğe sahip olan Aguirre Meksika futbolu için markalaşmış bir isim, fakat geride bıraktığı kariyerinde başarısızlıklar da mutlu günler kadar yer kaplıyor. Yani Meksika burada çok iyi işler yapmadığı sürece acil durum planının bir parçası olan Aguirre'e de yol verilebilir.


Kadrodaki isimlere bakıldığında savunmada yine kaptan Marquez önderliğinde Salcido, Osorio ve Rodriguez gibi üst düzey yarışmada tecrübe sahibi isimlere güvenilecektir. Bu isimler uzun zamandır birlikte oynuyor ve sezon boyunca çok fazla biraraya gelemeyen milli takımlar için olağan bir sıkıntı olan uyum problemi Meksika için masada değil. Bu dörtlüye yeni jenerasyondan Juarez'den katkılar gelebilir. Aşağıda da görüleceği üzere, çok fazla orta saha orijinli isim göze çarpmıyor ki El Tri'nin orta sahadaki yetenekli ayaklarının ağırlık merkezi yıllardır kanatları işaret eder. 19 yaşında Ricardo La Volpe tarafından Almanya kadrosuna çağrılan Guardado artık futbolunun çok daha olgun bir döneminde ve bu takımın fark yaratan oyuncusu olmaya aday. Onun sürüklediği genç jenerasyondan Arsenal'da bu sene beklentilere ancak zaman zaman yanıt verebilen Vela, orada bizim ligi temsil edeceklerden Giovani ve önümüzdeki temmuz ayıyla birlikte Manchester United oyuncusu olacak Chicharito bu takımın yeni yüzleri olarak gözüküyor. Genç kardeşi Jonathan kadrodan kesildikten sonra Giovani'nin suratı biraz asılmıştı, bakalım bulacağı şansları nasıl değerlendirecek. Jared Borgetti, Oswaldo Sanchez, Ramon Morales, Jesus Arellano gibi oyuncuların anısını ise hepsinden daha yaşlı olan Blanco yaşatacak ve bu gençleşen takımda ayrı bir misyon üstlenecek.


Kadro güzel, savunmada Marquez'in önderliğinde sağlam bir grup var ve fazla sıkıntı yaşayacaklarını sanmıyorum. Hakeza kaleci Ochoa da güvendiğim yeteneklerden. Fakat ileri uçtaki üretim büyük ölçüde genç oyuncuların potansiyelini ne kadar kullanabileceğine ve Aguirre'in doğru zamanlarda doğru isimleri sahada tutup tutamayacağına bağlı olacak gibi. Guardado, Vela, Giovani ve Chicharito kritik isimler ve orta sahada da prime dönemlerini geride bırakmış Torrado'nun ne kadar direngen kalabileceği belirleyici olmaya aday. Ben gruptan çıkabileceklerini sanıyorum, neredeyse hiç hazırlık maçı izleyemedim ama İtalya'yı yendiklerinin haberini aldım. Öncesinde İngiltere ve Hollanda'ya kaybetmişler fakat sağlam maçlarla kendilerini test etmeleri önemli, güvenlerinin temelsiz olmadığını gösteren sonuçlar da almışlar genel olarak. Kısmet...

1. Oscar Perez, Chiapas
13. Guillermo Ochoa, America
23. Luis Ernesto Michel, Guadalajara

2. Francisco Javier Rodriguez, Guadalajara
3. Carlos Salcido, PSV Eindhoven
4. Rafael Marquez, FC Barcelona
5. Ricardo Osorio, VfB Stuttgart
12. Paul Aguilar, Pachuca
15. Hector Moreno, AZ Alkmaar
16. Efrain Juarez, Pumas

6. Gerardo Torrado, Cruz Azul
8. Israel Castro, Pumas
18. Andres Guardado, Deportivo La Coruna
19. Jonny Magallon, Guadalajara
20. Jorge Torres Nilo, Atlas

7. Pablo Barrera, Pumas
9. Guillermo Franco, West Ham United
10. Cuauhtemoc Blanco, Veracruz
11. Carlos Vela, Arsenal
14. Javier "Chicharito" Hernandez, Guadalajara
17. Giovani dos Santos, Galatasaray
21. Adolfo Bautista, Guadalajara
22. Alberto Medina, Guadalajara

7 Haziran 2010 Pazartesi

World Cup '10 Takım Profilleri - Güney Afrika



Bağlantı hızım acınacak halde, dizüstü bilgisayarda da ciddi ısınma problemleri baş gösterdi fakat başka türlü kupanın havasına gireceğim yok. Başlıyoruz...

Ev sahibi ülke, totemleri ziyadesiyle içinde barındıran kültürünün de etkisiyle olsa gerek daha önce Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi vasat futbol ülkeleriyle olan seyahatleri dahil beş kez futbolun bu en büyük arenasında yer almış Carlos Alberto Parreira'nın önüne altınları döktü ve takımı ona emanet etti. Fakat eski Fenerbahçe hocası için tamamen yeni bir tecrübe olacak bu. Elinde yine oldukça kısıtlı bir kadro var ama bu kısıtlı kadroyu dünya kupasına taşımak için değil, onlara tur ya da turlar atlatmakla görevlendirilmiş durumda. Çeyrek final hedefini sıkça dillendirse de bu oyuncu grubunun taraftar desteğine ve olası hakem itelemelerine rağmen oralara gelebileceğini çok tahmin etmiyorum. Bugüne kadar hiçbir ev sahibi ülkenin turnuvaya grup aşamasında veda etmediği gerçeği önümüzde şeriatın kılıcı gibi duruyor ve çok iddialı konuşmamızı engelliyor. Ama Phil Jackson takımları da ilk maçını kazandığı play-off serilerini 47 seferdir kazanıyordu. Acaba?


Ülkenin altın çocuklarından Benni McCarthy, ara transferde geldiği West Ham United'da formadan uzak kalmasına sebep olan fazla kilolarıyla kamp sürecine dahil olunca Parreira'yı ikna edemedi ve 23 kişilik kadronun dışında kaldı. Konfederasyon Kupası'nda geçen sene izlediğimiz takımın gole gitmekte yaşadığı sıkıntıları hatırlıyoruz. Mphela fena bir eleman değil, geçen sene beğenmiştim. Takım disiplinlerine sadık kalması başarılabilirse burada da piyasasını yükseltip Avrupa'ya savrulabilir. Parker bir Mert Nobre klonundan fazlası değil ve Nomvethe de en son sekiz yıl önce falan anlamlı bir opsiyondu. Orta sahadan buraya gelebilecek destek kuvvetler ise ülkenin Ajax'ta parlayan bir başka altın çocuğu Pienaar.Birçok Everton oyuncusu gibi o da sakatlıklarla sallanan sezonu sonrasında buraya iyi bir görüntüde geliyor ve takımın sahadaki lideri olmaya en yakın isim gibi... Modise bu turnuvayı esaslı bir basamak olarak kullanabilecek bir eleman. 27 yaşında ve çok büyük bir patlama yapmayacaktır, fakat yerel ligin en iyi isimlerinden biri kesinlikle. Kendi ifadesiyle bu takımda Andres Iniesta'nın rolüne sahip ve bir orta saha oyuncusu için 51 milli maçta attığı 10 gol bu takım için çok değerli. Genç kaleci Khune'yi izlenecek isim olarak notlarımız arasına yazıyoruz ve Afrikalı kaleciler konusundaki önyargıları kırmak için Carlos Kameni'den sonra ikinci motivasyonumuzu arıyoruz. Orta sahada Dikgacoi ve Sibaya'nın uluslararası tecrübeleri bu takımın aradığı bir şey, ancak onların da ne kadar formda olduğunu çok bilmiyorum. Bu kadar kısa süreye sıkışmış bir turnuvada dönemsel form durumları kuşkusuz önemli. Aynı soru işaretleri dördüncü bitirilen Konfederasyon Kupası'nda fazlasıyla sakar gözüken kaptan Mokoena için de geçerli.


Ev sahibinin rotasını çizmek zaten kolay değildir, bu grup da hiç yardımcı olmuyor açıkçası. Birincilik dışında hiçbir derece şaşırtmayacağı gibi ben erken bir hayal kırıklığı ve Parreira için de sonsuza kadar sürecek bir emeklilik döneminin kapıda olduğunu sanıyorum. Ama şu kontrattan sonra mutlu bir emeklilik olacaktır... Organizasyon olarak majör problemlerin yaşanmadığı, Afrika'nın kat ettiği yolun ele güne gösterildiği bir turnuva yeterince olumlu olacaktır. Saha içine ne ölçüde yansıyacağını görmek için beklemek lazım fakat umut kaynağı olacak Afrika takımları arasında başı çekmiyor Bafana Bafana.

1. Moeneeb Josephs, Orlando Pirates
16. Itumeleng Khune, Kaizer Chiefs
22. Shu-Aib Walters, Maritzburg United

2. Siboniso Gaxa, Mamelodi Sundowns
3. Tsepo Masilela, Maccabi Haifa
4. Aaron Mokoena, FC Portsmouth
5. Anele Ngcongca, Racing Genk
14. Matthew Booth, Mamelodi Sundowns
15. Lucas Thwala, Orlando Pirates
20. Bongani Khumalo, Supersport United Pretoria
21. Siyabonga Sangweni, Lamontville Golden Arrows

6. MacBeth Sibaya, Rubin Kazan
7. Lance Davids, Ajax Cape Town
8. Siphiwe Tshabalala Kaizer Chiefs
9. Surprise Moriri, Mamelodi Sundowns
10. Steven Pienaar, FC Everton
11. Teko Modise, Orlando Pirates
12. Reneilwe Letsholonyane Kaizer Chiefs
13. Kagisho Dikgacoi, FC Fulham
23. Thanduyise Khuboni, Lamontville Golden Arrows

9. Katlego Mphela, Mamelodi Sundowns
17. Bernard Parker, Twente Enschede
18. Siyabonga Nomvethe, Moroka Swallows

Yeni Yazıhane Diyorsak...

Bir yılı geride bıraktığımız gibi soluğu yeni tasarımda aldık. Kubilay Kahveci'nin yeni oyuncakları için buradan yakın. Yazıhan...